Ankara'yı çekmek, İstanbul'u çekmekten zordur — çünkü Ankara size poz vermez. Başkent güzelliğini pazarlamaz; onu hak etmenizi bekler. Bu seri, o bekleyişin ürünü.
Ankara'nın estetiği cumhuriyet modernizmiyle bozkır pragmatizminin karışımıdır: geniş bulvarlar, keskin anıtlar, gri tonların yüz çeşidi. İlk bakışta soğuk görünen bu palet, doğru ışıkta grafik bir güce dönüşür — özellikle kış güneşinin alçak açısında.
İstanbul dışa konuşur, Ankara içe. Kızılay'ın kalabalığı bile bir tür sessizlik taşır: herkes bir yere gidiyordur, kimse sahnede değildir. Sokak fotoğrafçısı için bu, saf malzemedir — performans yok, hayat var.
Ankara poz vermez; hak edilmeyi bekler.



















